Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Püf Noktası

img

BİR ZAMANLAR çömlekçi dükkânında çalışan bir kalfa, yeterince öğrendim deyip ayrılmak istemiş. Ardından kendisi de başka bir yerde çömlekçi dükkânı açmış.

Fakat yaptığı çömlekler bir türlü istediği gibi olmuyormuş. Üstelik tam parlak ve pırıl pırıl cilalı da yapamıyormuş. Ustasından öğrendiklerini aynen uyguladığı halde, bu kusurun nereden kaynaklandığını bir türlü çözememiş.

Sonunda, eski ustasının dükkânına giderek, ustasını çalışırken dikkatle izlemiş. Ustası, kuruyan çömlekleri fırına vermeden önce üzerlerindeki tozlara “püfff” diye üflüyor ve ondan sonra cila sürüyormuş. Bunu gören eski kalfa, kendi kendine şöyle demiş:

“Her şeyi öğrenmişim ama bu püf noktasına hiç dikkat etmemişim.”

Sonra da kendi dükkânına gidip ustasından yeni öğrendiklerini uygulamış, sonunda da fırına vermeden ve cila sürmeden önce “püfff” diye üfleyip öyle yapmış. Yeni yaptıkları ise tam istediği gibi güzel olmuş.

Bu güzel hatıra onun dostuna, dostunun da dostuna sohbet konusu olmuş. Derken, bir işin yapılmasında en hassas ve olmazsa olmaz kuralları anlatmak için “püf noktası” deyimi söylenir olmuş.

***

Bu deyim, “bir işin yapılmasında, en ince, hassas ve önemli yeri, kuralı” anlamında kullanılır.

 

Bu öyküyü e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_nisan/#features/23