Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Nazar ve Sihir Gerçek Midir?

img

Göz, ruhun penceresidir. Bundan dolayı, vücudun en hassas noktasıdır. Kişi karşısındakine kin ve haset duygularıyla bakarsa, kötü tesirler meydana gelebilir. Aşırı takdir duygusu da nazar sebeplerindendir. Herşeyi bir sebebe bağlayan Allah, bazı belâları ve hastalıkları da nazar sebebiyle yaratmaktadır.

İnsan, etrafına daima enerji dalgaları yayan bir santral gibidir. Bu hayat enerjisinin, duyguların hususiyetine göre, iyi veya kötü tesirler yapması elbette mümkündür. Elektromanyetik dalgalar yayarak uzak yerlerde nice işlerin yapıldığını gören günümüz insanlarının, nazar olayını anlaması hiç de zor olmasa gerek. Tesir mekanizmasını, bugünkü bilgilerimizle yeterince izah edemeyebiliriz, fakat gerek âyet ve hadîslerdeki “nakli deliller”, gerekse daima müşahede edegeldiğimiz olaylar, nazarın hak ve vâki olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İnsaflı bir ilim adamı, sebebini kâfi derecede izah edemediği bir hâdise veya haber karşısında hemen inkâra gitmez de, inanmasına mâni bir önemli delil yoksa, onun iç yüzünü anlamaya çalışır.

İki yüz yıl önce yaşayan birine, televizyonun “uzaktan kumanda cihazı”nı gösterip, “ben bu âletin düğmesine basmakla şu karşıdaki cihazı çalıştırabilirim,” deseydik, camda bazı manzaraların meydana geleceğini, bunların hareket edeceğini söyleseydik kolay kolay inanmayacaktı. Oysa günümüzde bu mesele çocuklar için bile kolayca anlaşılabilir hale gelmiştir. Şu halde, oluş biçimini bilmemekten dolayı bir hâdiseyi inkâra yeltenmenin ne mantıkla, ne de insafla bağdaşır tarafı yoktur.

Nazardan korunmak için “Felâk” ve “Nâs” sûreleri, şifa için ise, “Âyet-el Kürsi tavsiye edilmiştir. Bu vadide başka dualar da vardır.

Efendimiz, bir nazar hâdisesine şahit olmuştur, “Sizden biri niçin kardeşini göz ile öldürüyor! Bârekallah deseydi ya,” diye buyurmuştur. Memleketimizde aynı gaye için “mâşaallah” tabiri yaygındır. Herkesin, bilhassa “nazarı keskin” kimselerin, bir şeyi beğendikleri zaman bu sözü esirgememeleri gerekir.

Kısacası, nazar konusunda, inkârın mantığı yoktur, fakat imanın hem mantığı, hem de delili vardır.

SİHİR NEDİR?

Sihir kelimesinin lügat mânâsı, “sebebi gizli olan ince şey’dir. Istılahta, “gizli vasıtalarla yapılan ve kötü sonuçlar veren işlere” denir. Sihri öğrenmek, öğretmek ve yapmak haramdır. Ancak, şerrinden korunmak için öğrenmeye serbesti veren âlimler de vardır. Dilimizde, “sihir” kelimesine karşılık, “büyü” tâbiri de kullanılır.


Bu yazının devamını okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/1992_eylul/#features/33