Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Nane Yemek

img

Eskiden medrese ehli arasında ekmeğe, Arapça ‘nân’ kelimesinden türetilen, ‘nân-ı aziz’ denilirdi. Bu, ekmeğe olan hürmetin bir ifadesi idi.

Anlatılır ki, o zamanlar medrese talebeleri, özellikle Ramazan aylarında köy ve kasaba camilerine gider, vaaz eder, namaz kıldırır ve öğrendiklerini böylece uygulama fırsatı bulurlarmış.

Böyle birkaç medrese öğrencisi, Ramazan ayında bir köye gitmişler. Teravih namazı kılındıktan sonra köyün muhtarı onları misafirhaneye yerleştirmiş. Ayrılmadan önce de sahur için bir istedikleri var mı diye sormuş. Talebeler de “katığımız var, yalnız nân-ı aziz getirirsen seviniriz” demişler.

Muhtar ilk defa duyduğu bu kelimeyi anlamamış:

“O dediğiniz naneden bizim köyde bulunmaz” demiş.Talebeler de tekrar etmişler “bize nan yeter” demişler.

Şakacı muhtar biraz da konuyu anlamamasını örtmek için, “Ben size ekmek getireyim, biz öyle nane yemeyiz” deyince, talebeler gülüşmüşler ve ‘nân’ın ekmek olduğunu söylemişler.

Bu da hoş bir hatıra olarak anlatılmış talebeler arasında…

Muhtarın “nane yemeyiz” sözü de böylece “hatalı bir söz eden ya da yanlış bir iş yapanlara” söylenen “nane yemek” deyimi olmuş.

•••

Bu deyim, “hiç olmadık yerde yanlış bir söz söylemek ya da yanlış bir iş yapmak” anlamında kullanılır.

Bu yazıyı e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_haziran/#features/11