Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Meşe Palamudu Mucizesi

img

Hepimiz ilkokul yıllarındaki bu meşhur şarkı sözlerini hatırlıyoruzdur:

“Kestane, gürgen, palamut

Altı yaprak, üstü bulut

Gel sen burada derdi unut”

İşte bu yazımızda muhteşem büyüleyici görüntüsü ile ülkemizin en yaygın ağaç türlerinden birisi olan Meşe ağacı ve meyvesi palamuttan söz edeceğiz.

Dünyada 400 kadar türü bulunan Meşe ağacının anavatanı; Anadolu, İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Pakistan’dır. Türkiye’de ise 18 türü doğal yayılış gösterir.

Meşe ağacının meyvesine halk arasında palamut denir. Palamut esas olarak, pelit ve kadeh (kupula) olmak üzere iki kısım olarak yaratılmıştır. Pelit, silindirik şekilli, takriben iki cm uzunluğundaki yapı, kupula ise peliti taşıyan 2-6 cm çapında kadeh şeklindeki yapıdır.

 

Meşe palamudunun kullanıldığı yerler

Meşe palamutları, antik çağlardan beri insanlar tarafından dericilik ve boyacılıkta kullanılır. Yüksek tanen içeriği ve diğer özellikleri nedeniyle sepileme (tabaklama) maddesi olarak, büyük baş hayvanların derilerinin, özellikle de kösele ve üst derilerin işlenmesinde kullanılır.

Ayrıca, Meşe palamudu meyvesinin zengin protein içeriği nedeniyle eski zamanlardan beri insan ve hayvan gıdası olarak da iyi bir rızık olmuştur. Zengin bir protein ve lif kaynağıdır. Kabuğu soyulduktan sonra kavrulmuş olan palamut, toz edilerek kahvesi de yapılır.

-İçerdiği tanenler, gallik asit, ellagik asit, nişasta ve şeker gibi etken maddelerden dolayı çeşitli hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.

-İçerdiği tannik asit (tanen) nedeniyle kuvvetli bir ishal kesicidir.

-Kadeh ve tırnakların toz haline getirilerek hazırlanan sulu ekstraktı bal, şeker ve diğer tatlandırıcılarla tatlandırılarak çocuk ishallerini kesici şurupların imalinde kullanılır.

-Mikrop öldürücü ve kanama durdurucu özelliğinden dolayı açık yaralarda tozu faydalıdır.

-Damarları büzücü etkisinden dolayı basurda kullanılır.

-Çörek otu ile birlikte şeker hastalığına karşı iyi gelir.

Bunların dışında; Kan şekeri seviyesini düzenleyicidir. Zengin bir mineral kaynağıdır. İçerisinde; kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, manganez, sodyum, bakır ve çinko bulunur. Ayrıca B12, B6, folat riboflavin, tiamin ve niasin açısından zengindir.

 

Meşe ve sincap yardımlaşması

Âlemler Rabbinin hikmetiyle, sincap ile meşe arasında enterasan bir yardımlaşma kurulmuştur. Bir bitkiyle, akılsız ve şuursuz bir hayvan arasında süregelen bu mükemmel organizasyon, düşünen insanların imanına katkı yapan çok güzel bir tefekkür tablosudur.

Meşelerin neslinin devamı için palamutların toprak altında uygun çimlenme koşullarında kalması gerekir. Sincapların ise kış için gıdaya ihtiyaçları vardır. Tohumların yayılma mekanizmalarının, bitki türüne göre değişik olduğunu daha önceki yazılarımızda söylemiştik. İşte meşe palamutlarının dağıtılmasında da sincaplar çalıştırılır. Sonbaharda palamut tanecikleri ağaçtan düştüğünde bu çalışkan kemiriciler onları toplar ve daha sonra yemek amacıyla farklı yerlere gömerek depo ederler. Palamutlar böylece filizlenme dönemi olan bahara kadar soğuk kış dönemini toprağın altında geçirir. Bu şekilde bir canlının rızkı temin edilirken, diğer canlının da neslinin devamı sağlanmış olur. Bu organizasyon, kâinattaki yardımlaşma kanununun bir örneği ve göstergesidir.

Sincap için meşe palamutlarının bir başka yararı daha vardır aslında: Rızka muhtaç olan canlılara yeryüzünü bir sofra yapan sonsuz merhamet sahibi Allah (cc.), palamutları sincaba rızkın ötesinde faydalı da yapmıştır. Çünkü ön dişleri devamlı uzayan sincabın, palamutları kemirmesiyle dişleri gereken boyda kalır. Âlemler Rabbi, palamut ve cevizleri bu hikmetle sert kabuklu yaratmış ve bu sevimli hayvanlara rızk olarak takdir etmiştir.

 

Kaynaklar:

1. Baytop, T., Türkiye’de Bitkilerle Tedavi, ISBN:975-420-021-1, İstanbul, 1999.

2. Salihoğlu H., Meşe ve Sincap Yardımlaşması, 1986.

 

Bu yazıyı e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2016_mart/#features/21