Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Kabak Suyu

img

Neşeli Öykü

Doktor yaşlı ve iyice çökmüş hastasını muayene edince, kendi kendine umutsuz vaka diye düşünmüş.

Bu arada yaşlı olduğu kadar da meraklı olan hasta, doktora sürekli soruyor ve endişeli bakışlarla cevap bekliyormuş.

Bu yoğun sorulardan bunalan doktor, yaşlı hastaya: “Bu saatten sonra kabak suyu paklar” diyerek cevap vermiş hastaya.

Yaşlı hasta oradan çıktığı gibi pazara koşmuş ve yüklendiği kabakları alıp evine dönmüş. Bunları da kaynatıp kaynatıp sabah akşam kabak suyu içmiş.

Kontrol zamanı gelince de doktorun karşısına capcanlı dikilmiş.

Önceki bitkin halinden eser kalmamış hastasını gören doktor şaşırıp kalmış. “Amca sana ne oldu böyle, çok iyi görünüyorsun!..” diye sorunca yaşlı hasta cevap vermiş:

“Kabak suyu paklar* dediniz ya doktor bey, kaynatıp sabah akşam suyunu içtim.”

* Eskiden, süs kabağı ya da su kabağı denilen kabaklar kurutulup maşrapa olarak kullanılır ve cenazeler bunlarla yıkanırdı. İyileşmesinden umut kesilen durumlarda da “kabak suyu paklar” deyimi kullanılırdı…

Bu öyküyü e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2016_mart/#features/19