Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

İyi Ki Terliyoruz

img

Yaz sıcaklarıyla birlikte havanın da ısınmasıyla bol bol terler olduk ve çokça sıvı alma ihtiyacı duyuyoruz.

Bazıları için terlemek olumsuz bir anlam ifade etse de bu metabolik olay aslında bir sağlık işaretidir. Terleme, dünyaya geldikten kısa süre sonra başlayan ve hayat boyu devam eden doğal ve biyolojik bir süreç ve çok önemli bir nimettir.

 Bilinenin aksine bir faaliyet göstermeden de terleriz. Çünkü terleme insan vücudunun en tabii ve aralıksız çalışan fonksiyonlarından biridir. Terleme, vücudumuzdaki su ve tuz miktarını ayarlamak için yaratılmış bir sistemdir ve rabbimizin lütfuyla hiç durmadan tıkır tıkır işleyip ter salgılar; hatta biz uyurken bile.

Böylelikle metabolizma da hareketlenir. Yaklaşık 2 ilâ 4 milyon kadar ter bezi, organizmanın dakikada 0,3 gram kadar ter salgılaması için çalıştırılır. Yani oldukça yoğun ve yorucu bir faaliyet yürütülür. Yüksek ateş bu salgılamayı daha da artırır.

Vücudumuzdaki fonksiyonların etkili bir şekilde gerçekleşebilmesi ve böylece hayatın devamlılığı için beden sıcaklığının belirli bir derecede sabit tutulması gerekir. İşte ter, derinin üzerinden buharlaşarak vücut ısısının 37 derecede sabit tutulmasını sağlar. Deri yüzeyinden buharlaşan ter, vücudumuzun soğumasına sebep olur ve aşırı ısınmasını önler, terlemenin hikmeti budur. Yani terleme bedenimizin klimasıdır.

Öyleyse terden ve terlemeden rahatsız olmayalım, çünkü terliyorsak buna o an bedenimizin ihtiyacı vardır. Hatta terleyemezsek ölüme kadar varabilecek sonuçları bile olabilir.

Terlemenin sağlığımız için pek çok faydası vardır. Bir kısmından bahsedelim:

• Yaz aylarında terleme o kadar önemlidir ki, terleyemediğimiz takdirde sıcak çarpmasından birkaç saat içinde ölmemiz gerekirdi.

• Terleme ile üre, ürik asit, tuz ve diğer zararlı maddeler vücuttan atılır. Böylelikle karaciğerin ve böbreklerin yükü de azalmış olur. Terleme olmasaydı vücuttan dışarı atılamayan organizma artıkları bedeni uzun süre rahatsız ederdi.

• Terlemeseydik derimiz gevşek ve kuru olurdu. Çünkü ter, cildin kendi yağı ile birlikte deriyi nemli tutan bir koruyucu tabaka oluşturur.

• Ter bezleri ekrin ve apokrin olarak iki çeşittir. Ekrin bezleri koku vermez. Ancak apokrin adı verilen büyük yumak bezler ise kişinin kendisine has bir koku verirler. Mesela köpekler insanı bu kokudan tanırlar.

• Terleme aynı zamanda stres ve ağrıyı da azaltır.

• Terlemenin başka bir faydası daha var: Ter dermisidin denilen antibakteriyel bir peptit içerir. Antibiyotik bir özellik taşıyan bu peptit, deride bakterilerin hakim olmasına engel olmak ve enfeksiyonlarla mücadele için yaratılmaktadır.

• Sağlıklı insanların teri, hasta kişilerden farklı koktuğundan; ter, aynı zamanda pek çok hastalıkta teşhise yardımcıdır. Vücut, hastalık veya enfeksiyon sırasında değişiklik gösteren metabolik duruma göre organik uçucu bileşikler salgılar.

Ayrıca sağlığımız, duygularımız veya beslenme şeklimiz nasıl olursa olsun terimiz bize özeldir. Terdeki 373 uçucu bileşiğin eşsiz karışımı her birey için teri parmak izi gibi özel kılar ve zaman içinde bu durum değişmez.

Vücut ısımızın dengeli bir şekilde korunması ve sürekliliğinin sağlanması için cilt altına yerleştirilen ter bezleri ile oluşan bu muhteşem mekanizma bizim haberimiz bile olmadan çalışmaktadır. Üstelik sıcak havalarda olduğu gibi gerektiği durumlarda temposunu artırmaktadır.

Terleme olayı, faydalarıyla ve zararlardan korunmamıza sebep olmasından dolayı şikayet değil çok şükretmemiz gereken bir nimettir.


Bu yazıyı e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_agustos/#features/27