Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Hayvanlardaki Farklı Görme Yetenekleri

img

İnsan gözünün güneşten gelen ışınların sadece dar bir aralığını gördüğü bilinmektedir. İnsan gözü 390-780 nm arasındaki dalga boyunu görebilir. Oysa ki bunun üzerinde ve altında olan dalga boylarına ait ışınlar da Güneş’ten gelmektedir.

Bazı hayvanlarda insan gözünün görebildiğinin ötesini görebilme özellikleri vardır. Arılar mor ötesini (Ultraviyole-UV) de görebilirler. UV dalga boyu 40-400 nm arasıdır. Onların gözlerine verilen bu özellik, bal yapmak için kullanacakları çiçek nektarlarına kolay ulaşmalarını sağlar. Çiçeklerin nektar alınacak kısımları, mor ötesi ışınlarını daha farklı yansıtırlar; bu sayede bu bölgeler belirgin hale gelir ve mor ötesi görme yeteneği olan arılar kolaylıkla nektar alacakları yere yönelirler.

Almanya’da çalışan Dr. Klaus Schmitt, UV’ye hassas özel kameralar kullanarak arıların tabiatı nasıl gözlemlediğini resimledi. Bu çalışmayla, çiçeklerde bizim göremediğimiz ama UV olarak farklı yansımalara yol açan ve adeta nektar alınacak bölgeyi hedef gibi gösteren şekiller ortaya çıktığı anlaşıldı. Arılar da gözlerine yaratılan bu özellikle, nereden bal nektarı alacaklarını rahatlıkla görebilmektedirler.

Çiçeklerin yaklaşık %7’sinde insan gözüyle görülmeyen ve UV ışıkta ortaya çıkan şekiller vardır. Örneğin normal ışıkta sarı olan Rudbeckia hirta çiçeğinde flavonol adlı pigment UV’yi emer ve sarı ışığı yansıtır. Catha palustris adlı çiçek de parlak sarı renklidir ve bu parlak sarı renkli bölge UV ile bakıldığında farklı şekiller gösterir ve çiçeğin dış kısmı parlak içeri doğru yerleşimliyken, nektarın olduğu kısım UV’yi emen pigmentler nedeni ile daha koyudur ve arılar için hedef bölgeyi oluştururlar.

Arıların dışında bazı hayvanlarda da UV görme yeteneği vardır. Örneğin kediler, köpekler, kelebekler, yarasalar, ren geyikleri gibi birçok değişik hayvan türünde bu özellik vardır. Ren geyikleri uzun kış şartlarında yaşarlar. Bu yüzden kar altındaki bitkileri bulmaları çok önemlidir. İşte gözlerine verilen bu yetenekle UV görebilirler ve yiyecekleri bitkileri bulabilirler.

İnfrared dalgalar ise 750 nm-1mm dalga boyundadır ve yılanlar, bazı böcekler ve yarasalar infrared alıcılar ile donatılmıştır. Böylece yılanlar avlarını vücut ısıları sayesinde uzaktan fark edebilirler. Crotalus atrox cinsi yılanın ısı algısı, muazzam bir hassasiyetle gerçekleşir ve 0,003 derecelik değişikliği bile algılayabilirler. Dolayısıyla bu yılanlar avlarını vücut ısılarını takip ederek avlarlar.

Demek ki, canlılar ve onların besinleri arasında bir ilişkiler ağı kurulmuştur. Mesela, arılara üstte aktardığımız gibi farklı görme yeteneğini verilmiş, çiçeklere o nektar koyulmuş ve o bölgede UV ile işaretlenmiştir. İşte güneşten gelen faklı elektromanyetik dalga boylarını yarattıklarının ihtiyaçlarına göre ayarlayıp bu simbiyotik ilişkileri oluşturan Rabbimiz, ilmini, iradesini ve her şeyin hâkimi olduğunu bu güzel örneklerle bizlere göstermektedir.

 

Kaynaklar:

1. http://www.visualnews.com/2013/04/08/hidden-patterns-how-a-bee-sees-the-world-of-flowers/

2. http://en.wikipedia.org/wiki/Nectar_guide

3. http://people.bu.edu/primack/UltravioletPatterns.pdf

4. http://www.mapoflife.org/topics/topic_311_Infrared-detection-in-animals/

Bu yazıyı e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_temmuz/#features/28