Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Hayat İçin Hazırlanan Anne Bedeni

img

Bir Annenin Bedeninde Hangi Değişimler Olur?

Baştan belirtmek gerekir ki, hamileler önceki hayatlarından son derece farklı birer insan haline gelirler. Sadece karınları büyümez, tüm vücudu da değişime uğrar.

Fetus yani cenin büyümeye başladıkça ihtiyaçları da hızla artmaya başlar. Tüm bu ihtiyaçların normal bir bedende karşılanması ise mümkün olmaz. 

Bunun için, hamilelik sürecinde bir gebenin bedeni, yaratıcı olarak Allah’ın koyduğu prensipler çerçevesine, normal durumundan gittikçe farklılaşır. Organ sistemlerinin hemen hepsinde değişiklikler devreye sokulur.

Bu farklılaşma hamileliğin başından itibaren gittikçe artar ve doğumla birlikte yavaş yavaş sonlanır. Hatta emzirme döneminin sonuna kadar bu değişikliklerin bir kısmı devam eder.

Belli başlı değişimleri şöyle sıralayabiliriz:

Bedende normalde bulunan ortalama 40 litre kadar olan su hacmi artmaya başlar ve sonunda %40-50’ye varan oranda artar.

Kan hacmi de artmıştır, eskisinden daha fazla kan, damarlarda dolaşmaya başlar.

Fetusun bitmek bilmeyen ve gittikçe artan oksijen ve besin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için kalp ve damar sisteminde de değişiklikler olur. Önce damarlardaki direnç azaltılır. Sonra kalp daha hızlı atmaya başlar. Normalden %15-25 daha hızlı atar. Bunun sonucunda kan devridaimi normalin %50’sine varan oranda artar. Fetusun ihtiyacı kadar oksijen ve çeşitli maddelerin taşınması için gerekli kan miktarı sağlanmış olur.

Doğum yaklaşınca rahim de oldukça büyümüştür. Bazen hamilelerler sırt üstü yattığında rahim, altındaki ana toplardamara baskı yaparak damarı tıkayabilir. Bu ise gebelerin %10’unda görülen supin hipotansif sendroma neden olur. Kan basıncında ani düşme olur ve gebe bilincini kaybeder. Rahim, aort denilen ana damara baskı yaparsa fetusa kan gitmez ve fetusun oksijensiz kalarak boğulmasına sebebiyet verebilir.

Normalden fazla olan sıvı dokularda birikir ve “ödem” denilen durum ortaya çıkar. Hormonal değişiklikler nedeniyle dokularda yapısal değişiklikler de olur. Tüm bunların sonucunda dokular daha yumuşak bir hal alır. Aslında bu da doğumu kolaylaştıran bir hadisedir. Unutmayalım ki tüm bu değişikliklerin bir sebebi vardır ve bir takım zorluklar gibi görünseler de bebek ve anne için daha önemli faydalarından dolayı takdir edilmişlerdir.

Rahim büyümesiyle iç organları yukarı iter ve akciğerde baskı oluşturur. Bu baskı, akciğerde “inspiratuvar rezerv volüm” denilen yedek miktarın devreye girmesiyle azaltılır. Ayrıca bronş denilen küçük havayolları gevşeyerek direnç azaltılır. Solunum hızı da normalin üstüne çıkar. Bu sayede akciğerlerin çalışması da % 50’ye kadar artmış olur.

Bazı hamilelerin cildinde, özellikle yüzünde kalıcı olabilen lekeler görülebilir.

Mide de bu değişikliklerden etkilenir, daha fazla asit salgılar. Mideye giden yoldaki gevşeklik nedeniyle hamileler, midedeki gıdaların akciğere kaçma riskine karşı dikkatli olmalıdırlar.

Ve daha sayamadığımız pek çok değişiklik…

Sonuç olarak bir hamilenin hayatı, bedenen ve ruhen tamamen değişmiştir. Artık bir bebeği vardır, bundan sonraki hayatında o bir ‘anne’dir.

Bu yazıyı e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_temmuz/#features/9