Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Dereyi Görmeden Paçaları Sıvamak

img

BİLDİĞİNİZ GİBİ çok sıcak günlerde ışık, yere yakın sıcak hava tabakasında kırılıp farklı bir şekilde yansır. Biz de ufka yakın yerlere baktığımızda bu parlak ve hareketli yansıyan ışığı bir su birikintisi ya da bir göl olarak algılarız. İşte bu bir göz yanılmasıdır ve bu olaya serap ya da serap görmek denir.

Çok eskilerde, serap nedir bilmeyen bir delikanlı, bir kervana katılmış. Sıcak mı sıcak Konya Ovası’nda tıngır mıngır giderlerken, delikanlı ufka doğru başını kaldırmış. İleriye doğru bakmasıyla beraber şaşırıp kalmış, gözlerine inanamamış. Hemen ötelerinde bir dere varmış. Susuzluktan dili damağına yapışan zavallı delikanlı, bu gördüğünü gerçek sanarak, başlamış sevinçle paçalarını sıvamaya. Az sonra soğuk sularda serinleyeceği hayaliyle adımlarını da hızlandırmış. Onun böyle adımlarını hızlandırıp ilerlediğini gören kervandakilerden biri: “Oğlum, hayırdır nereye gidiyorsun?” diye sormuş.

Delikanlı ise, “şu ilerideki dereye gidiyorum beybaba” demiş “önden gidip biraz serinleyeceğim.”

Yaşlı adam ise gülümseyip, delikanlıya “Dur, dur, orada dere falan yok” demiş, “O gördüğüne serap denir, bu bir göz aldanmasıdır. Sen sen ol dereye varmadan, paçaları sıvama” demiş.

Böylece bu deyim, bir iş hakkında, sırasını beklemeden bazı adımları erken atıp acele edenlere, “dereyi görmeden paçaları sıvama” denilerek ikaz etmek için söylenir olmuş.

•••

Bu deyim, “acele etme, iş tam olarak ortaya çıksın, ondan sonra harekete geç” anlamında kullanılır.


E-Dergiden okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_aralik/#features/50