Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Boyunun Ölçüsünü Almak

img

BİR KÖYÜN delikanlıları sıcak bir yaz günü, yüzmek için göl kıyısına gitmişler. Aralarından biri çok uzun boyluymuş, fakat aklı biraz kıtmış, üstelik pek de yüzme bilmezmiş. Gençler üstlerini çıkarıp güle oynaya suya dalmışlar. O uzun boylu olanı hariç hepsi de iyi yüzme bilirmiş. Uzunu da boyuna güvenip peşlerinden suya dalmış. Bir yandan da:

“Bu gölün en derin yeri bile, benim aha şurama ancak gelir!” diye durmadan çalım satıyormuş.

Onun böyle havalı havalı konuşup durması diğerlerinin hoşuna gitmemiş. Gençlerden birisi, gölün derince bir yerine açılıp uzun boylu arkadaşına seslenmiş:

“Hele gel” demiş, “o uzun boyunun ölçüsünü bir de burada görelim!”

Boyu uzun aklı kısa genç, bu teklife düşünmeden atılmış, çırpına çırpına kendisini çağıran arkadaşının yanına varmış. Fakat ayaklarının artık yere değmediğini de fark etmiş. Yüzme bilmediği için doğruca dibe batmış.

Arkadaşları hemen koşup uzunu yarı baygın olarak kıyıya çıkarmışlar. Biraz kendine gelmesini bekleyip, kollarına girmişler ve evinin kapısına kadar götürmüşler. Kapıya çıkan annesi oğlunu böyle titrer halde görünce, heyecanlanıp ne olduğunu sormuş. Delikanlılardan biri:

“Merak etme ana bir şeyciği yok,” demiş, “gölde boyunun ölçüsünü aldı.”

Böylece, çok yüksekten atanlara, yapamayacağı şeyler için iddialı iddialı konuşup lâfının altında kalanlara “boyunun ölçüsünü aldı” deyimi söylenir olmuş.

•••

Bu deyim, “bir kimsenin iddialı olduğu bir konuda başarısızlığa uğrayıp yetersizliğini anlaması” mânâsında söylenir.

E-Dergiden okumak için tıklayınız:


http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_agustos/#features/13