Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Balda Hangi Minareller Bulunur.?

img

YAZ MEVSİMİNİN güz mevsimine dönmeye başladığı şu günlerde evlerimizde kış hazırlığı için tatlı bir telaş başlamıştır. Bazılarımızın evlerinde kışlık olarak biber ve patlıcan gibi sebze kurutulmasından tutun da salçadan, konserve yapımına kadar hummalı bir çalışma başlamıştır. Bunları yapamayanlar için ise fabrikalarda benzer üretimler yapılmaktadır. 
Arıların ve arıcıların ilkbahardan itibaren binbir emek ve fiili dua ile üretiminde çalıştıkları ballar da pazarlarda, dükkân ve marketlerin raflarında yerini almaya başladı. 


Acaba hiç düşündünüz mü balın yapısında hangi mineraller vardır ve bunlar ne işe yararlar?

Balda bulunan minerallerin oranı yaklaşık olarak %0,04 (onbinde dört) ile %0,2 (binde iki) arasında değişmektedir. 
Balın mineral kompozisyonuna, arının çiçek tozu aldığı bitkilerin çeşitliliği, yetiştiği toprak tipi, iklim faktörleri gibi çeşitli etmenler etki etmektedir. Bütün balların yapısında potasyum (K), sodyum (Na), kalsiyum (Ca) ve magnezyum (Mg) mineralleri büyük oranda bulunurken, demir (Fe), mangan (Mn), bakır (Cu), çinko (Zn), alüminyum (Al), bor (B), stronsiyum (Sr) ise eser miktarlarda bulunur. 
Balın yapısında en fazla bulunan mineral kilogram başına 500-5000 miligram (1000 miligram=1 gram) ile K gelmektedir. 
Beslenmede hayatî bir mineral olan potasyum, vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesini sağlamak için önemlidir. Potasyum, ayrıca canlılarda kas kasılması ve sinirlerde uyarıların iletimi için de önemlidir. Vücut sıvısındaki potasyum eksikliği ishal ve kusmaya yol açar, ölümcül olabilir. Potasyum eksikliği sonucu kas güçsüzlüğü, kalp atışında anormallikler ve dolaşım bozukluğu, refleks yavaşlaması ve nefes almada güçlük, halsizlik görülebilir. 
Araştırmalar yüksek potasyum içeren besinlerle beslenmenin hipertansiyon riskini düşürdüğünü göstermektedir.
Mangan, vücudumuzda protein sentezlenmesinde, sindirimde ve besinlerden enerji üretilmesinde görev alan önemli etkili bir elementtir. Eksikliğinde sürekli yorgunluk, hafıza problemleri, kısırlık, kilo kaybı, özellikle çocuklarda ve bebeklerde büyüme geriliği gibi belirtiler görülür.


Hangi bal daha faydalı?

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, koyu renkli ballar mineral içeriği bakımından ve bilhassa vücudumuzda metabolik faaliyetlerin düzenli olarak çalışmasında önemli katkılara sahip olan esansiyal elementler açısından zengindir. 
Esansiyel elementler vücudumuzda hayatî faaliyetlerimizin sürdürülmesinde rol oynayan enzimlerin yapısına katılırlar ve bu elementlerin eksik olması halinde söz konusu hayatî fonksiyonlarda düzensizlikler ve aksamalar görülür. Sonuçta vücudumuz bitkin, yorgun düşebilir. 
Araştırmalarda görülmüştür ki, kestane ve çam balı vücudumuz için yararlı mineraller bakımından oldukça zengindir.


Çevrenin bal üzerindeki izleri

Bal aynı zamanda çevrede meydana gelen değişimlerin de bir indikatörü (belirteci) olarak düşünülebilir. Çünkü araştırmalar, çevre kirleticileri ve ağır metaller ve pestisit adı verilen zirai ilaç kalıntılarının da balın yapısında bulunabileceğini göstermiştir. Bakır (Cu), demir (Fe), manganez (Mn) ve çinko (Zn) vücudumuzda çok önemli biyokimyasal reaksiyonlarda görev alan esansiyel elementlerdendir. Ancak, bu elementler vücudumuza çok düşük miktarlarda alınmalıdır. Fazla alındıkları taktirde, zehir etkisi yaparlar.
Arsenik (As), kadmiyum (Cd), kurşun (Pb), civa (Hg), gümüş (Ag), nikel (Ni), krom (Cr) kobalt (Co), çinko (Zn) ve bakır (Cu) gibi zehir etkisi yapan (toksik) elementlerin baldaki konsantrasyonları balın kalitesini yansıtır. Zehirli olan bu maddeler daha çok balın üretim aşamalarında yanlış uygulamalar sonucu balın yapısına geçebilirler.
Ayrıca, ağır sanayi kuruluşlarının bulunduğu bölgelerde ve yoğun trafiğin bulunduğu otobanlara yakın olan alanlardaki bitkilerden elde edilen ballarda As, Cd, Hg ve Pb (arsenik, kadmiyum, civa ve kurşun) bulunabilir. Bu sebeple bal, çevre kirliliğinin biyolojik bir göstergesi (biyoindikatör) olarak da bilinmektedir. 


Aman dikkat!..

Bu yüzden almayı düşündüğümüz balların çevre kirliliğine maruz kalmamış bölgelerde üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir. 
Balın yapısında bulunan mineral maddelerin ve esansiyel yağların miktarları aynı zamanda balın elde edildiği bölgenin jeocoğrafik yapısı ve bitki çeşitliliği açısından da önemli ipuçları verir.
Örneğin, kestane balının mangan ve potasyum yönünden zengin olduğu bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir. 
Görüldüğü gibi bal bize arılar vasıtasıyla gönderilen önemli ve kıymetli bir hediyedir.
Bir padişahın kıymettar hediyesini bize getiren bir adamın ayağını öpüp, hediye sahibini tanımamak ne derece yakışıksız ise, bal denilen çok kıymetli bir hediyeyi arılar vasıtasıyla bize ihsan edip, gönderen Rabbimizi tanımamak ve ona teşekkür etmemek bin derece daha yakışıksız ve akıl dışı bir harekettir. Bu nedenle bize gönderilen nimetlerin asıl sahibine teşekkür etmek, insanî görevimizdir.

Kaynaklar:
1-Laïd Boukra‚ (2014) Traditional Herbal Medicines for Modern Times, Honey in traditional and modern medicine. Edited by Laïd Boukra‚. CRC press. Taylor and Franchis Group. 462pp.
2-Nina Bilandzic et al (2014). Major and trace elements levels in multifloral and unifloral honeys in Croatia. Journal of Food Composition and Analysis. Volume 33, Issue 2, March 2014, Pages 132–138.
3-Nursi, B.S., Sözler, Birinci Söz, Sözler Yayınevi.
4-https://tr.wikipedia.org/wiki/Mangan
5-https://tr.wikipedia.org/wiki/Potasyum