Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek

img

BU DEYİM, La Fontaine’in bir masalından çıkmıştır.

Bilindiği gibi o masalda anlatılan fakir adamın, her sabah altın yumurta yumurtlayan bir tavuğu varmış. Böyle her gün altın bir yumurta almak adamın çok hoşuna gidiyormuş. Fakat kısa süre sonra bu adam hırsa kapılmış, açgözlülükle kendi kendine şöyle düşünmüş:

“Bu tavuğun karnında bir hazine olsa gerek. Niçin böyle, bir altın yumurta için, koca bir gün bekleyeyim. Keseyim şunu da, karnında ne kadar altın yumurta varsa çıkarıp alayım. Bir seferde zengin olayım.”

Ve sabah kalktığı gibi gidip tavuğu kesmiş ve karnını yarmış.

Tavuğun içini açtığında ise adamın başından aşığı kaynar sular dökülmüş. Çünkü tavuğun öteki tavuklardan hiçbir farklı tarafı yokmuş. Bu tavuğun karnında değil bir tek altın yumurta, kırıntısı bile yokmuş.

İşte o zaman yaptığı ahmaklığı anlamış ama iş işten de geçmiş.

Çok fayda sağlayan bir şeyi, açgözlülük ve akılsızlıktan dolayı kaybetme durumunda bu adamın hikayesi hatırlanıp bu söz söylenir olmuş.

•••

Bu deyim, “faydalı bir şeyi, acelecilikten, açgözlülükten, düşüncesizlikten dolayı kaybetmek, yitirmek” anlamında kullanılır.

Bu yazıyı e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_temmuz/#features/11