Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

Akıl Ne İçindir?

img

Göz için ışık ne ise, akıl için de vahiy odur.

 Çok şikâyetler dinledim, ama “midem bana yetmiyor” diyen görmedim. El, ayak, göz kulak ve diğer uzuvlarımız için de aynı hâl sözkonusu. Bir hastalık olmadıkça, bize bahşedilen organlarımız ihtiyaca kâfi.

Akıl da kendinden bekleneni yapabilecek seviyede. Herkesin kendi aklını beğenmesi de gösteriyor ki, akıllar ruhlara uygun. Böyle olması bir nimettir şüphesiz. Aksi halde huzursuz olurduk.

Cihazlarımızın bir özelliği daha var: Yapabilecekleri vazife sınırlı. Meselâ, göz belli bir mesafedeki cisimleri net olarak görebilir. Kulak, sınırlı bazı sesleri duyabilir. Kolun kaldıracağı yük mahduttur. Diğerlerini de bunlara kıyas etmek mümkün. Maddî uzuvlarımızdaki bu âcizlik akıl için de geçerli. Duygularımız birer terazidir. Tartabilecekleri ağırlık çizgisi aşıldı mı hata ederler.

Akıl da bir terazi. Onunla mânâları tartar, hakikatları görmeye çalışırız. Mânâlar kapasiteyi aşıyorsa, akıl ya hiç vazife yapamaz veya yanılır. Hakikatlar uzak ve yüksek ise, akıl gözü görmez olur. Bozulması, hassasiyetini kaybetmesi de mümkün.

İşte, aklın acze düştüğü durumlarda nakil devreye girer. Vahiy nurudur ki, karanlık mânâ dünyasını aydınlatır. Ve uzağı yakın eder. Göz için ışık ne ise, akıl için de vahiy odur.

Bu yazıyı e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/1992_aralik/#features/27