Zafer Bilim Araştırma ve Kültür Dergisi

"10"u Nasıl Aldım?

img

Okul Öyküsü

 

Ortaokulu Artvin, Borçka Damar Ortaokulu’nda okudum. Bir köydür Damar. Bakır madeninin çıktığı köy.

Edebiyat öğretmenim Nuri Aksakal, okumayı sever, öğrencilerini okumaya teşvik eder; birçok yöntemler de uygulardı. Kitabın, yazarın ismini verir, biraz da övgü katar ve bir hafta sonra kitapla ilgili bilgi isterdi. Bunu yapmayan  öğrenci ne yeterli not alabilir, ne de sınıf geçebilirdi.

Yine bir gün öğrencilere kitap ve yazar isimleri veriyordu. Bana da Namık Kemal’in ‘Cezmi’ isimli kitabını söyledi. Artvin’e sipariş verdik kitap geldi. Başladım okumaya ama kitaptan hiçbir şey anlamıyorum. Kitabın yoğun Osmanlıca kelime kullanılan üslubuyla, bir ortaokul öğrencisinin altından kalkması mümkün değil…

Kitapla, tabiri yerindeyse bir hafta savaştım. Ve son derste, Nuri hocam beni tahtaya kaldırdı. “Anlat oğlum kitabı” dedi. Dedi ama, ben bir şey anlayamadım ki, anlatayım. Tahtada durdum durdum ve dedim ki:

“Arkadaşlar, ben şimdi kitabı size tam olarak anlatayım. Nuri hocam sağ olsun beni çok sever, özel ilgilenir, ders çalıştırır, anlamadığım dersleri anlatır. Ne derdim olsa yanına giderim, beni hiç geri çevirmez, şiir yazarım ilgilenir; bana yol gösterir… Ancak bana not vermeyi de hiç sevmez. Geçerli bir not alamayayım diye elinden geleni yapar. Tüm arkadaşlara Ömer Seyfettin’den,  Rıfat Ilgaz’dan, Yaşar Kemal’den kitap ismi verirken, bana Namık Kemal’den  ‘Cezmi’yi verir. Bilir ki, bunu benim anlayacağım yok… Hocam sağolsun ama, daha beş aldığım vaki değil. İşte arkadaşlar, hocam beni böyle seviyor.”

Sınıf başladı gülmeye, bu ara hocam da çok güldü.

Bir yandan da çıkardı not defterini ve “Al sana on” diyerek aldığım ilk onu yazdı.

Seni seviyorum öğretmenim.

Bu öyküyü e-dergi olarak okumak için tıklayınız:

http://zaferdergisi.com.tr/e-dergi/2015_nisan/#features/17